TAAHHÜDÜ İHLAL SUÇU VE CEZASI


TAAHHÜDÜ İHLAL SUÇU NEDİR?

İcra iflas hukuku uygulamalarından birisi olan icra taahhüdü, borçlu ile alacaklı arasındaki icra takibi ile haciz süreçleri arasında başvurulan bir yöntemdir. Kısaca açıklamak gerekirse, borcunu ödemeyen ve hakkında icra takibi başlatılan borçlunun alacaklıya borcunu ödemesi karşılığında verdiği bir taahhüde icra taahhüdü denir. Taraflar arasında yapılmış olan icra taahhüdü sözleşmesi ya da borçlunun kendi talebiyle yapılan icra taahhütleri taksitli ya da tek seferde peşin ödeme şeklinde hazırlanır.

Taksitli ödemelerde taksit süresinin geçmiş olması ya da peşin ödemelerde icra taahhüdü sözleşmesinde belirtilen tarihte ödemenin yapılmaması durumunda “İcra Taahhüdünü İhlal Suçu” işlenmiş olur.


İCRA TAAHHÜDÜNÜN YASADAN DOĞAN ŞARTLARI NELERDİR?

İcra borcuna taahhüt taksitlendirme şeklinde verilebileceği gibi borcun belirli bir tarihte tek seferde ödeneceği şeklinde de verilebilir. Taksitlendirme şeklindeki taahhüt İcra ve İflas Kanunu 111. maddesinde sayılan şartlar dahilinde tek taraflı olarak borçlunun icra dairesine başvurusu ile alacaklının yokluğunda yapılabileceği gibi 111. maddedeki şartlar bulunmaksızın alacaklı ve borçlunun muvafakati ile istedikleri koşullarda da gerçekleştirilebilir.

Yalnız taahhüdün ihlalinde ceza uygulanabilmesi için taahhüdün mutlaka yazılı olarak verilmiş olması, ödenecek borç miktarının asıl alacak, takip tarihinden taahhüt tarihine, taahhüt tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faiz miktarları, vekalet ücreti, icra harç ve masrafları şeklinde kalem kalem ve açık bir şekilde belirlenmiş olması, ödeme tarihinin ve taksitlendirme varsa taksit tarihlerinin yazılmış olması şarttır. Tarafların anlaşması ile gerçekleştirilecek taahhüt takibin her aşamasında verilebilir, örneğin haciz esnasında icra takip memurunun huzurunda haciz tutanağına geçirilen taahhüt geçerli kabul edilmektedir.


TARAFLARIN ANLAŞMASIYLA OLUŞAN İCRA TAAHHÜDÜNÜN ŞARTLARI NELERDİR?

Borçlu hakkında geçerli ve kesinleşen bir icra takibi bulunmalıdır. Borçluyla alacaklının veya vekili veya yasal temsilcisinin ödeme konusunda mutabakata varmaları gerekir. Borç para borcuna ilişkin olmalıdır. Alacaklı ve borçlu icra müdürü huzurunda mutabakata varmalıdır.

Ödeme taahhüdünde borçlu tarafından ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak açıkça gösterilmesi ve tarafların bu miktar üzerinde icap ve kabulde bulunmaları her ne kadar takip talebinde borç miktarı belirtilmekteyse de bu yeterli olmayıp taahhütte bulunulduğu esnada, işleyen ve işleyecek faiz, vekalet ücreti, icra harç ve giderleri belirlenmeli ve böylece borçlunun taahhüdüne esas olan miktar saptanmalıdır. Borcun ödenmesine ilişkin taksitler ile taksit miktarı, taksit süreleri, tüm borcu karşılayacak, infazda tereddüt yaratmayacak şekilde olmalı ve herhangi bir kayıt ve şarta bağlanmamalıdır. Taahhüt alacaklı veya vekilinin yokluğunda yapılmış ise bir muhtırayla adı geçenlere bildirilmelidir. İtiraz edilmezse itiraz kabul edilmiş sayılır. Borçlunun taahhüdüne ilişkin zaptın İİK’nun 8. maddesi ve bu kanuna göre çıkarılan yönetmeliğin 20/2 maddesi uyarınca icra müdürü veya katibi tarafından tutanağa geçirilip, ilgilisi (alacaklı veya vekili, temsilcisi ve borçlu veya borçlu vekili) ve icra müdür veya memuru tarafından imzalanması şarttır. Bu imzalar hukuken geçerlilik şartıdır. Burada, taahhüt işleminde, icra memurunun bulunma zorunluluğu onu işlemle bir taraf yapmaz ancak taahhüdün geçerliliği için bulunması gereken şekil şartlarından birisidir. Zira icra memurunun, taahhüdün içeriğine müdahale imkânı bulun­mamaktadır. Bu taahhüt hacizden önce olabileceği gibi, sonra da olabilir. Yalnızca ödeme emrindeki miktar gösterilmek suretiyle yapılan taahhüt hukuken geçerli değildir. Borçlu, borcu belli bir tarihte bir defada ödeyebileceği hususunda veya taksitle ödeme hususunda alacaklıyla anlaşmaya varabilir. Yani borçluyla alacaklı taksitlerin miktarı ve ödeme zamanına diledikleri biçimde karar verebilirler.


TAAHHÜDÜ İHLAL SUÇUNUN UNSURLARI NELERDİR?

· Ödeme şartının belirlendiği icra takibi geçerli bir icra takibi olmalıdır.

· Taahhüdün, yasanın verdiği imkândan yararlanarak ve İİK 111 maddedeki şartları yerine getirilerek veya alacaklıyla borçlunun yukarıda geniş şekilde açıklandığı şartlar dahilinde mutabakatıyla olması gerekir.

· İptale konu olabilecek bir icra takibi sırasında kararlaştırılan ödeme taahhüdünü yerine getirmeme suç teşkil etmez,

· Ödeme taahhüdünün para alacağına ilişkin olması gerekir.

· Borçlu tarafından, tek taraflı başvurmayla oluşan yasal taksitlendirme imkanının veya alacaklı veya vekili veya kanuni temsilcisiyle yapılan ödeme mutabakatının, ödeme taahhüdünün ihlal edilmesi gerekir.

· Borçlu, borcu bir defada ödeyeceğini bildirmişse belirlenen tarihte ödememeyle, şayet borçlu borcunu taksitle ödeyeceğini bildirmişse vadesinde ödemediği ilk taksitin süresi geçincetaahhüdünü ihlal etmiş sayılır.

· Borçlu haklı (makbul) bir sebep olmaksızıntaahhüdünü yerine getirmemiş olmalıdır. Burada makbul bir neden kuskusuz borçlunun kusuruyla oluşmayan nedendir.

· Burada suçun oluşumu için alacaklının zarar görmesi aranmaz.

· Bu suç kasten veya taksirle işlenebilir.

· İlk taksidin ödenmemesiyle taahhüdü ihlal suçu bir defa oluştuktan sonra, sonraki taksitlerin ödenmemesi suç teşkil etmez.


TAAHHÜDÜ İHLAL SUÇUNDA TALEP VE İNCELEMEDE DİKKAT EDİLECEK DURUMLAR NELERDİR?

Taahhüdü ihlal suçu takibi şikâyete bağlı bir suçtur.

Müşteki suçun işlendiğini öğrendiği tarihten itibaren 3 ay her halde suçun vukuundan itibaren bir yıl içindeİcra Tetkik Merciine yazılı veya şifahi olarak başvurarak dava açar.

Şikayetçi tazyik hapsini gerektiren taahhüdü ihlal suçuyla ilgili davayı bizzat dilekçesini icra mahkemesine vermek veya mahkeme kalemine şifahi beyanda bulunmak suretiyle açar.

Müştekinin şikâyet dilekçesinde; hitaben yazılan icra mahkemesi, müştekinin ismi ve adresi, şikâyet edilen kişinin ismi kimlik bilgileri ve adresi ile şikâyet edilen eylem açıkça gösterilmelidir. Ayrıca şikâyet dilekçesine bu eylemlerle ilgili icra dosyası da dahil olmak üzere tüm deliller eklenmelidir.

Verilecek karar, sadece şikâyet edilen eylemle ilgili olacağından sanığın hangi eylemden dolayı şikâyet edildiği dilekçede açıkça gösterilmelidir.


TAAHHÜDÜ İHLAL DAVASINDA VERİLECEK HAPİS CEZASI HANGİ SÜRELERİ GEÇEMEZ?

Taahhüdü ihlal davası, taahhüt ettiği halde borcunu ödemeyen borçlunun alacaklı tarafından icra müdürlüklerine şikâyet edilmesi ile başlayan hukuki süreçtir.

Alacaklının şikayetiyle başlayan hukuki süreç neticesinde borçlu için 3 aya kadar tazyik hapsi istenir. İcra İflas Kanunu esaslarına göre, icra taahhüdü ihlali nedeniyle verilen tazyik hapsi cezalarında süre 3 ayı geçemez. Ve hapis cezası uygulanmaya başladığı tarihten itibaren, borçlu borcunun tamamını ya da taahhüt ettiği taksit tutarını yatırırsa hapis cezası sonlandırılır.


TAAHHÜDÜ İHLAL SUÇUNDA MAHKUMİYET KARARI VERİLMESİ İÇİN GEREKLİ HUSUSLAR NELERDİR?

Sanığın cezai ehliyete sahip olduğunu, Müştekinin şikayetinin usulüne uygun olarak süresinde yapıldığını, Şikâyet edilen şahsın taahhütte bulunan şahıs olduğunu, Sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluştuğunu, İcra takibinin geçerli bir icra takibi olduğunu, Yapılan taahhüdün İİK. nun 111 ve 340. maddesine uygun bir taahhüt olduğunu, Ödeme taahhüdünün para alacağına ilişkin olduğunu, Borçlunun ödeme taahhüdünü ihlal ettiğini, Borçlunun herhangi bir makul sebebinin bulunmadığını gören mahkeme,

sanığın İİK. nun 340. maddesi gereğince “üç aya kadar hapsen tazyikine” karar verir. Kararda hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edileceği; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verileceği gösterilir.

Sanığa verilen ceza seçenek yaptırıma çevrilemez ve ertelenemez.

Mahkûmiyet kararında ayrıca müştekinin şikâyetten vazgeçmesi veya borcun ödenmesi halinde İİK.’nun 354. maddesine göre cezanın düşeceği ihtarı da yer alır.


TAAHHÜDÜ İHLAL SUÇUNDA ŞİKAYETÇİNİN TALEBİNİN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR NELERDİR?

Sanığın taahhüdü ihlal suçunu işlemediği, Suç işleyen şahsın şikâyet dilekçesiyle dava açılan şahıs olmadığı, Yapılan icra takibinin geçerli bir icra takibi olmadığını, İİK’nun 111. maddesine göre yapılan taahhüdün kanuni koşulları taşımadığını, Sanığın borcunun para borcuna ilişkin olmadığını, Alacaklıyla borçlunun anlaşamamış olduğunu, Şikayetin ve taahhüdün dayanağını oluşturan takip dosyasının işlemden kalktığını, Taahhüdün alacaklı veya vekilinin yokluğunda yazılması durumunda, bir muhtırayla bu hususun alacaklıya veya vekiline bildirilmediğini, Ödeme taahhüdünde ödenecek toplam miktarın işleyen ve işleyecek faiz, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerini de içine alacak şekilde açıkça gösterilmediğini, gören mahkeme

Sanık hakkında taahhüdü ihlal suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle şikayetçinin talebinin reddine karar verecektir.


TAAHHÜDÜ İHLAL SUÇUNDA İCRA CEZA MAHKEMESİ HANGİ UNSURLARI DEĞERLENDİRMEKTEDİR?

Şikâyet yetkisinin vekil aracılığı ile kullanılması durumunda vekaletnamede şikâyet yetkisinin olup olmadığınave vekaletnamenin halen geçerli olup olmadığına dikkat edilmeli, örneğin; müştekinin ölmesi halinde vekaletname geçerliliğini yitireceğinden davanın düşürülmesine karar verilmelidir.

Şikâyet dilekçesini getiren müşteki, bu şikâyet dilekçesini öncelikle hâkime havale ettirmelidir. Hâkim havalesi olmayan şikâyet dilekçelerinde dava tarihi, esas defterinden şikâyet dilekçesinin verildiği tarih araştırılarak, şikâyetin süresinde olup olmadığı belirlenmelidir.

Bu talep için mahkeme duruşma açmadan evrak üzerinde karar vermelidir.

Bu açıklamalardan sonra şikâyet dilekçesini alan icra mahkemesi bu dilekçeyi değişik iş ve talimat defterine kaydedecektir. Ve aldığı bu dilekçe üzerinde hâkim en kısa sürede gerekli incelemeyi yapacak, her bir suç için o suçun unsurları araştırılacak, gerekirse re’sen de delil toplayarak bu şikayetle ilgili kararını en kısa sürede verecektir.

İşlemler evrak üzerinde olacağı için Cumhuriyet Savcısının hiçbir katkısı istenmez, yakınan ve sanık ile tanık dinlenemez, tüm incelemeler evrak üzerinde yapılır.


Mahkeme getirdiği bu deliller ışığında;


1. Taahhüt İİK nun 111. maddesine göre yapılmışsa;

· Yapılan icra takibinin geçerli bir icra takibi olup olmadığını,

· Borçlunun borcunu ödeyecek miktarda malını haczedilip edilmediğini,

· Borçlunun, alacaklının satış talebinden önce borcunu biri peşin geri kalanının 3 eşit taksitte ödemeyi taahhüt etmiş olup olmadığını,

· İlk taksitin taahhüt tarihinde ödenmiş olup olmadığını, kontrol ederek bir karara varmalıdır.


2. Taahhüt İİ nun 340. maddesine göre yapılmışsa,

· Borçlu hakkında geçerli ve kesinleşen bir icra takibinin bulunup bulunmadığını,

· Sanığın borcunun para borcuna ilişkin olup olmadığını,

· Alacaklı ile borçlunun ödeme konusunda anlaşıp anlaşmadıklarını,

· Taahhüt alacaklı veya vekili veya kanuni temsilcisinin yokluğunda yapılmışsa bir muhtırayla adı geçenlere bu hususun bildirilip bildirilmediğini,

· Ödeme tarihinde ödenecek toplam miktarın ayrıca ve açıkça kesin bir rakamla gösterilip gösterilmediğini,

· Bu rakamın içine işleyen ve işleyecek faiz, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin eklenip eklenmediğini,

· Borcun taksitle ödenmesi kararlaştırılmışsa, taksit miktarlarının, sürelerinin, ne zaman olduğunun belirlenip belirlenmediğini,

· Ödeme taahhüdünün herhangi bir şarta bağlanıp bağlanmadığını,

· Borçlunun taahhüdüne ilişkin zaptın, borçlu, alacaklı ve icra müdürü tarafından imzalanıp imzalanmadığını, kontrol eder.


Avukat Gökhan Sarı Hukuk Bürosu

Hukuki sorunlarınıza dair her türlü görüş, yorum ve sorularınızı sitemiz üzerinde bulunan Whatsapp iletişim butonunu kullanarak bize yöneltebilirsiniz.


2,651 görüntüleme

 

Gsm : 0530 094 77 26

 Tel   : 0222 405 65 75 

  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • Instagram - Beyaz Çember
  • LinkedIn Clean

Sitede yer alan materyaller sadece bilgilendirme maksatlı olup Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili düzenlemeleri uyarınca hukuki öneri, teklif, danışmanlık veya reklam teşkil etmez. Tüm telif hakları, Avukat Gökhan Sarı Hukuk Bürosu’na ait olup, bilgisayara indirilmesi, kopyalanması, çoğaltılması, herhangi bir ortamda yayınlanması yasaktır. Eskişehir Boşanma Avukatı | Gökhan Sarı'ya ait web sayfasıdır.