BABALIK DAVASI

En son güncellendiği tarih: Kas 18



BABALIK DAVASININ HUKUKİ NİTELİĞİ NEDİR?

Babalık Davası aile hukukunda sıkça rastlanılan bir davadır. Babalık davası, Türk Medeni Kanunu’nun 301. maddesi’nde düzenlenmiştir. Mevzuata göre babalık davaları, baba ile çocuk arasındaki soybağının belirlenmesi amacıyla açılan davalardır. Bu açıdan değerlendirdiğimizde, babalık davası sonucunda verilen karar, yenilik doğurucu nitelikte bir karar olacaktır. Ayrıca babalık davasında verilecek karar, çocuğun anne rahmine düştüğü ana kadar geçmişe etkili olarak herkese karşı hüküm doğurmaktadır. Babalık davaları, kamu düzenini ilgilendirmektedir. Bu nedenle davanın açılmasından sonra hâkimin, Cumhuriyet Savcısı ve Hazine’ye bu davayı ihbar etmesi gerekmektedir. Dava anne tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa da anneye ihbar edilmelidir. Babalık davaları soybağı ilişkisini konu aldığı için bu davalar, aile hukuku ve miras hukuku çerçevesinde birçok sonuç ortaya çıkaracaktır. Örneğin, çocuğun velayet durumu ve miras hakları da dava sırasında dikkate alınacak hususlar arasında yer almaktadır.

Babalık davasının ana konusu, Türk Medeni Kanunu’nda da yer alan baba ile çocuk arasındaki soybağı ilişkisidir. Baba ile çocuk arasındaki soybağı, yani babalık üç şekilde kurulabilir. Bu yollar:

  • Kişinin, çocuğun annesi ile evli olması,

  • Kişinin çocuğu tanıması,

  • Hâkimin soybağına ilişkin karar vermesi.

BABALIK DAVASI HANGİ DURUMLARDA AÇILABİLİR?

Daha önce de ifade etiğimiz gibi çocuk ile anne arasındaki soybağı doğumla kurulmuş olacaktır. Fakat baba için bu durum geçerli olmamaktadır. Baba ile çocuk arasındaki soybağının kurulması ya anne ile evlilik durumunda ya tanıma ile ya da hâkim hükmüyle gerçekleşmektedir. İşte babalık davası saydığımız bu yollardan hâkim hükmü dediğimiz sınıflandırmaya girmektedir. Babalık davası; anne ve çocuk tarafından, baba olduğu iddia edilen kişiye karşı, babalığın tespiti ve belirlenmesi amacıyla açılmaktadır.


BABALIK DAVASI NASIL AÇILIR?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda anne ile evlilik ve tanıma dışındaki üçüncü yol çocuk ile baba arasında soybağının kurulmasına ilişkin açılacak davanın babalık hükmünü yenilik doğurucu bir karar niteliğinde mahkemece açıklanmasıdır. Mahkemenin babalık davası sonucunda açıklamış olduğu babalık hükmü çocuğun anne rahmine düştüğü lahzaya kadar geçmişe etki doğuran bir hükümdür.

Babalık davası; aile hukuku bakımından teknik bilgiler gerektiren bir dava olduğu için, bu dava açılırken telafisi mümkün olmayacak hatalar yapmamak adına, uzman bir avukattan hukuki destek alınması önem taşımaktadır.


BABALIK DAVASINI KİMLER AÇABİLMEKTEDİR?

Türk Medeni Kanunu’nun 301. maddesi’nin 1. fıkrası’nda; çocuk ile baba arasındaki soybağının belirlenmesini isteme hakkının anne ve çocuğa tanındığı belirtilmiştir. Bu sebeple babalık davasını, anne ve çocuk açabilmektedir. Babalık davasını açma hakkı anne ve çocuğa birbirinden ayrı olarak verilmiştir.


BABALIK DAVASINDA HANGİ DÜŞÜRÜCÜ SÜRE NE ŞEKİLDE BELİRLENMİŞTİR?

Babalık davası, çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Annenin dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan gerekçeler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.


BABALIK DAVASINDA İSPAT NASIL GERÇEKLEŞTİRİLİR?

Türk Medeni Kanunu’nun 302. maddesi’ne göre, babalık karinesinin var olabilmesi için baba olan davalının çocuğun doğumundan önceki 300. gün ile 180. gün arasında çocuğun annesi ile cinsel ilişkide bulunmuş olması gerekmektedir.

Çocuğun babası olduğunu iddia eden kişi bu karineyi yok saymak için bunun imkânsız olduğunu veya diğer bir kişinin baba olma ihtimalinin kendisinden fazla olduğunu ispat etmek zorundadır. Babalık davasında, babanın tespiti açısından DNA testinin önemi büyüktür.

Türk Medeni Kanunu’nun 284. maddesi gereğince, soybağına ilişkin davalarda, hâkim maddi olguları re’sen araştırıp kanıtları serbest bir şekilde takdir eder. Ayrıca ilgili maddenin devamında, taraflar ve üçüncü kişilerin soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlü olduklarını, aksi takdirde hâkimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermeyen tarafın, durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucun, onun aleyhine doğmuş sayılabileceği hususları da belirtilmiştir. Belirtmek gerekir ki, soybağının belirlenmesinde genellikle, kan grupları ile babalık araştırmaları, vücut ölçüleri orantılarına bakılarak babalık tayini (antropobiyometri), yüz ve vücut benzerliklerine göre babalık tayini (similarite), gebeliğin müddeti ile doğan çocuğun olgunluk derecesine ilişkin tıbbı muayene ile günümüzde en çok tercih edilen ve hakimin öngördüğü inceleme ve araştırmalarda ilk sıralarda yer almasıyla birlikte %100’e yakın kesinlik veren DNA testi yöntemleri kullanılmaktadır.


BABALIK DAVASINDA BABALIK TESTİ NE ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİRİLİR?

Babalık davasında babalığın tespiti, babalık karinesi konusuna dayanılarak yapılabilmektedir. Öte yandan babalığın tespiti amacıyla, DNA testi yapılması da mümkün olmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki soybağına ilişkin davalarda hâkim maddi olguları kendiliğinden araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder. Hâkim gerekli gördüğü takdirde, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve taraflar ile üçüncü kişilerin sağlıkları yönünden herhangi bir tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelerin yapılmasını isteyebilir. Kişiler araştırma ve inceleme yapılmasına rıza göstermekle yükümlüdürler. Davalı taraf, hâkimin öngördüğü araştırma ve incelemelerin yapılmasına rıza göstermez ise hâkim durum ve koşulları dikkate alarak incelemelerden beklenen sonucu davalı aleyhine sonuçlandırabilir. Bu doğrultuda babalığın ispatlanması için DNA ve kan testi yapılabileceği söylenebilir. Böylece yapılan testler sonucunda davalının baba olup olmadığının tespiti gerçekleştirilebilecektir. Babalık testi babadan ve çocuktan alınacak olan kan örnekleriyle gerçekleştirilir.


BABALIK DAVASINDA DNA TESTİ DELİLİ UYGULANMAKTA MIDIR?

Yüksek mahkemenin emsal kararlarına göre, bilimin ulaştığı imkânlardan faydalanılarak, babalık davalarında mutlaka DNA raporu alınmalıdır. Zira DNA raporu, taraflar arasındaki babalık ilişkisini %99,9 doğruluk oranı ile ortaya koyabilmektedir. Böyle bir imkân varken DNA raporu alınmadan karar verilmesi yerinde olmayacaktır.

DNA veya diğer araştırmaların söz konusu olabildiği babalık davalarında; Türk Medeni Kanunu, taraflara zorunlu olan ve ilgilinin sağlığına zarar vermeyecek araştırma ve incelemelere rıza gösterme yükümlülüğü vermiştir. Eğer ilgili taraf, söz konusu araştırmaya rıza göstermezse, hâkim, araştırma ile elde edilecek sonucu ilgilinin aleyhine yorumlayarak karar verebilir. Örnek vermek gerekirse, baba olduğu iddia edilen kişi, DNA testi yaptırmaktan kaçınırsa, iddianın doğru olduğu kanaatiyle karar verilebilir. Ancak mahkemelerin, rıza olmayan durumlar halinde zorlamaya yönelik kararlar aldıkları da görülebilmektedir. Örneğin, davayı takip etmeyen ve baba olduğu iddia edilen kişi ile ilgili olarak yakalama kararı çıkartılabilmektedir.


BABALIK DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME HANGİSİDİR?

Babalık davalarında görevli olan mahkeme Aile Mahkemeleri’dir. Aile Mahkemesi’nin olmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla davada görevli olacaktır.

Babalık davalarında yetkili mahkeme ise, Türk Medeni Kanunu’nun 283. maddesi uyarınca taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesidir. Burada davacıya seçimlik hak tanınmıştır. Eğer tarafların Türkiye’de yerleşim yeri bulunmuyorsa ilgilinin sakin olduğu yer, Türkiye’de sakin olduğu yer de olmadığı durumda ülkedeki son yerleşim yeri mahkemesi olacaktır. Bunun da bulunmaması halinde dava İstanbul, İzmir veya Ankara mahkemelerinden herhangi birinde görülecektir.


BABALIK DAVASI NE KADAR SÜRER?

Babalık davasının ne kadar sürede sonuçlanacağını net bir şekilde söylemek mümkün değildir. Dava süresi görevli mahkemenin iş yüküne, gerekli belgelerin vaktinde ve usulüne uygun şekilde teslim edilmesine, delillerin eksiksiz toplanabilmesine ve eğer varsa tanıkların zamanında dinlenilmesine göre değişiklik gösterebilmektedir. Babalık davası ne kadar sürer sorusunun cevabı bu ve başka etmenler yüzünden değişiklik göstermektedir.


BABALIK DAVASINDA ANNENİN MALİ HAKLARI NELERDİR?

Anne; babalık davasıyla birlikte veya ayrı bir dava açarak, baba veya mirasçılarından aşağıdaki giderlerin karşılanmasını isteyebilir:

  • Doğum giderleri,

  • Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri,

  • Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler.

Hâkim, çocuk ölü doğmuş olsa dahi, bu giderlerin karşılanmasına karar verebilir. Üçüncü kişiler veya sosyal güvenlik kuruluşlarınca anneye yapılan ödemeler, hakkaniyet ölçüsü nazarında takdir edilecek tazminattan indirilecektir.


BABALIK KARİNESİ VE BABALIK TESPİTİ KAVRAMLARI NEYİ İFADE ETMEKTEDİR?

Babalığın tespit edilmesi hususunda, geçerli iki babalık karinesi bulunmaktadır. Bu karinelerden birincisi kocanın babalığıdır. Evlilik devam ederken veyahut evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası koca olacaktır.

Bir diğer babalık karinesi ise babalık davasına konu olan Türk Medeni Kanunu’nun 302. maddesin’de yer alan karinedir. Davalı, çocuk doğmadan önceki 300. gün ile 180. gün arasındaki süreçte ana ile cinsel ilişkiye girmiş ise bu durum babalığa karine sayılacaktır. Babalık karinesi hükmüne göre; bu sürelerin dışında da olsa fiili hamile kalma döneminde girilen bir cinsel ilişkinin tespit edilmesi halinde babalık karinesi yine geçerli olacaktır.

Eğer davalı, çocuğun babası olmasının mümkün olmadığını veya bir üçüncü kişinin baba olma ihtimalinin kendisininkinden daha yüksek olduğunu ispat ederse babalık karinesi geçerliliğini kaybedecektir.


Avukat Gökhan Sarı Hukuk Bürosu

Hukuki sorunlarınıza dair her türlü görüş, yorum ve sorularınızı sitemiz üzerinde bulunan Whatsapp iletişim butonunu kullanarak bize yöneltebilirsiniz.


 

Gsm : 0530 094 77 26

 Tel   : 0222 405 65 75 

  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • Instagram - Beyaz Çember
  • LinkedIn Clean

Sitede yer alan materyaller sadece bilgilendirme maksatlı olup Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili düzenlemeleri uyarınca hukuki öneri, teklif, danışmanlık veya reklam teşkil etmez. Tüm telif hakları, Avukat Gökhan Sarı Hukuk Bürosu’na ait olup, bilgisayara indirilmesi, kopyalanması, çoğaltılması, herhangi bir ortamda yayınlanması yasaktır. Eskişehir Boşanma Avukatı | Gökhan Sarı'ya ait web sayfasıdır.