UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ VEYA YENİLENMEMESİ SEBEBİYLE AÇILACAK İPTAL DAVASI



UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞMESİNİN FESİH HALLERİ NELERDİR?

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nda uzman erbaşların; iki yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla sözleşme yaparak göreve başlayacağı ve sağlık niteliklerini taşıyanların, müteakip sözleşmeleri, bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla azami 52 yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabileceği belirtilmiştir. Uzman erbaşlara ilişkin sözleşme fesih işlemleri, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve bu Kanun uyarınca 20/9/2005 tarih ve 25942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Uzman Erbaş Yönetmeliğine göre yürütülmektedir. Söz konusu bu mevzuatta göre sözleşmeyi uzman erbaşlar kendi isteği sona erdirebilecekleri gibi, idare tarafından da sözleşmenin feshedebileceği haller bulunmaktadır. Belirtilmiş olan haller dışında sözleşmenin feshedilmesi imkânı bulunmamaktadır.



UZMAN ERBAŞLARIN İSTEĞİYLE SÖZLEŞMENİN SONA ERME HALLERİ NELERDİR?

Ülkemizin çeşitli yerlerinde görev yapan uzman erbaşlar, uzman erbaşların istifa hakkı olup olmadığını merak etmektedir. Söz konusu mevzuatta uzman erbaşların kendi isteği ile sözleşmelerini feshedebilmeleri sadece açıklanan birkaç durum halinde mümkündür. Aşağıda sayılan durumlar haricinde sözleşmesi devam eden uzman erbaşların istifa hakları bulunmamaktadır.

İlgili mevzuata göre, uzman erbaşların kendi istekleriyle sözleşmeyi sona erdirebildikleri durumlar şunlardan ibarettir;

1) Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde ayrılma

Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde ayrılmak isteyenlerin sözleşmelerinin feshedileceğine dair hüküm Uzman Erbaş Kanunu 12’nci ve Uzman Erbaş Yönetmeliği 13/1’nci maddelerinde bulunmaktadır. İlgili hükümlere göre, sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde ayrılmak isteyen Uzman Erbaşların sözleşmelerinin feshedilerek, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiklerinin kesileceği, peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmının geri alınacağı belirlenmiştir.


2) Sözleşme süresinin tamamlanması

Uzman Erbaşın sözleşme süresini bitirip kendi isteği ile sözleşme yenilememe hakkı da bulunmaktadır. Bu hakka ilişkin hükümler Uzman Erbaş Kanunu’nun 16/2 ve Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 12’nci maddelerinde yer almaktadır.


Uzman Erbaş Kanunu’nun 5’nci maddesinde, uzman erbaşların istihdam edildikleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili sağlık nitelikleri uygun olanların sözleşmeleri, bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla azamî kırk beş yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabileceği belirtilmiştir. Belirtilen bu sözleşme süresi bitiminde, uzman erbaş yeni bir sözleşme yapmak istemiyorsa sözleşme bitim tarihi itibariyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ilişiği kesilir ve Uzman Erbaş Kanunu’nun 16’ncı maddesine göre belirlenen tazminatı kendisine ödenir.

3) İstihdam edildiği kadronun kaldırılması

Uzman erbaşların istihdam edildiği kadro görev yerinin herhangi bir nedenle kaldırılması veya bu kadrolarda uzman erbaş istihdam edilmesine gerek kalmaması gibi durumlar yaşanabilir. Bu gibi durumlarda uzman erbaşlar, Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından, ihtisas sahibi olduğu diğer birliklerdeki boş olan uzman erbaş kadro görev yerlerine atanabilirler veya başka bir sınıfta istihdam edilebilirler. Böyle durumdaki uzman erbaşların ilgili Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının görüşleri alındıktan sonra Genelkurmay Başkanlığı tarafından kuvvetleri değiştirilebilir.


Bu gerekçeyle; atanan, kuvvet veya sınıf değişikliği işlemine tâbi tutulan uzman erbaşlar, sözleşmenin feshini isteyebilirler. Bu şekilde sözleşmenin feshini isteyen uzman erbaşların istekleri kabul edilir ve bunlara Uzman Erbaş Kanunu’nun 16’ncı maddesine göre belirlenen ikramiyeleri ödenir. (Uzman Erbaş Kanunu Madde 16/4, Uzman Erbaş Yönetmeliği Madde 19/5)

4) Astsubaylığa geçiş sınavında başarısızlık hali

Uzman Erbaş Kanunu’nun 15/3’ncü ve Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 24/ç.3’ncü maddeleri gereğince, uzman erbaş iken astsubaylığa geçiş sınavını kazananlardan Astsubay Meslek Yüksek Okullarında veya tâbi tutulacakları temel askerlik eğitiminde başarılı olamayanlar ile kendi isteği ile astsubaylık öğreniminden ayrılanlardan, istekli olan ve uzman erbaş olmak için gerekli olan şartları kaybetmemiş olanlar, bu Kanun hükümlerine göre uzman erbaş olarak hizmete devam ettirilirler.


Yukarda yazılı paragrafın aksi yorumundan, astsubaylık öğreniminde başarısızlık veya temel eğitimde başarısızlık durumunda uzman erbaş olarak hizmete devam etmek istemeyenlerin de Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ilişiklerinin kesileceği öngörülmüştür.


Belirtilen 4 durum haricinde, uzman erbaşlar kendi istekleriyle, tek taraflı olarak sözleşmelerini feshedemezler. Öyle ki; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) bir kararında, emeklilik hakkını elde etmiş ancak sözleşme süresi henüz tamamlanmadığı için emeklilik istemi kabul edilmeyen bir uzman erbaş hakkında, davalı idarece emeklilik isteminin kabul edilmemesine yönelik olarak tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu sonucuna varmıştır (AYİM Birinci Daire, 22.02.2005 gün ve Esas: 2004/1066, Karar: 2005/125). Yine benzer şekilde, AYİM başka bir kararında, bir kamu kurumunun sınavını kazanması ve o kamu kurumuna girmek istemesi nedeniyle, sözleşme süresi henüz dolmadığı halde kendi isteği üzerine istifa etmek isteyen uzman erbaşın bu isteminin idarece kabul edilmemesine yönelik olarak tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu sonucuna varmıştır (AYİM Birinci Daire, 04.12.2007 gün ve Esas: 2007/796, Karar: 2007/1173).



İDARE TARAFINDAN SÖZLEŞMENİN SONA ERDİRİLME HALLERİ NELERDİR?


İdare tarafından sözleşmenin sona erdirilme durumları mevzuatta şu şekilde belirtilmiştir:

1) Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenlerin,

2) Görevde başarısız olanların,

3) Atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olanların,

4) Atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlanması sonucunda kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların,

5) Mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenlerin,

6) Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlananların,

7) Almış oldukları sicile göre kademe ilerlemesi yapamayanların,

8) Disiplin mahkemeleri veya en az iki disiplin amirinden disiplin cezası aldığı tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde toplam otuz günden daha fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası alanların,

9) Yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerden; bu evlilikleri, ilgili yönetmelikte belirtilen esaslar dâhilinde Genelkurmay Başkanlığı tarafından uygun görülmeyenlerin,

10) Çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin veya Türk vatandaşlığından çıkartılanların,

11) Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olanların,

12) Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olanların,

13) Verilen ceza, tecil edilse veya para cezasına çevrilse dahi; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı mahkûm olanların,

14) Verilen ceza, tecil edilse veya para cezasına çevrilse dahi; Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olanların,

15) Bir yıl İçinde üç aydan fazla İstirahat veya hava değişimi alanların,

16) Sağlık yeteneklerini taşımayanların,

Sözleşmeleri idare tarafından feshedilmek suretiyle ile ilişikleri kesilir.



GÖREVDE BAŞARISIZ OLMA VE KENDİSİNDEN İSTİFADE EDİLEMEME HALİ NEYİ İFADE ETMEKTEDİR?


Kanun koyucu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. maddesi’nde, sözleşmenin feshi sebeplerini sayarken, “Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılan” şeklinde bir gerekçe de öngörmüştür. Söz konusu sebebin ayrıntılı hali Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 13. maddesi’nde düzenlenmiştir. İlgili hüküm şu şekildedir:


“Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler)anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er kaynağına alınır.”


Görüldüğü üzere hükümde istifade edilememe halleri sınırlı sayıda başka bir ifadeyle tahdidi olarak sayılmıştır. Şekil şartı olarak da idarece personelin ikaz edilmesinin gerektiği açık bir şekilde ortaya koyulmuştur. Bu sayılan hususların dışında bir halin, idare tarafından bu maddenin kapsamına sokularak sözleşmesinin fesih edilmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir. Örneğin, görevden uzaklaştırılan bir uzman erbaşın kendisinden istifade edilememe gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesi işlemi, görevden uzaklaştırma halinin ilgili maddede sayılmamasından dolayı idare mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Ayrıca Disiplin Kanunu’nda meslekten çıkarma cezasından daha hafif cezayı gerektiren disiplinsizliklerde dahi bu maddenin uygulanması da idarenin hukuka aykırı olarak yapılan hatalı işlemlerine örnek gösterilebilir.


İdareye bu hususta tanınan takdir yetkisi, uzman erbaş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda idarenin keyfi davranması anlamına gelmemektedir. İdare bu takdir yetkisini kullanırken, mevzuatın koyduğu sınırlara bağlı kalmalı ve anayasal hakları ihlal etmemelidir. Başka bir ifadeyle idare, takdir yetkisini yasanın öngördüğü amaçtan farklı bir amaç için kullanmamalı; hakkaniyet gözetmelidir.


Kendisinden istifade edilememesi sebebiyle sözleşme fesihlerine birçok örnek verilebilir. Bu örneklerden bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

-Alkol kullanımına bağlı yoğun bir disiplinsizlik içinde bulunulması,

-Verilen disiplin cezalarına ve uyarılara rağmen askerlik mesleğinin değerlerini sergilemede istenilen düzeye ulaşılamadığı,

-Disiplinsiz tutum ve davranışların sürekli hale gelmesi,

-Eşiyle ilgili sorunlar ve boşanma sürecinde yaşanılan olaylar,

-Lojmanda tavana doğru bir el ateş edilmesi,

-Atama dilekçesinde eşiyle ilgili sorunları yazarak aleni hale getirdiği ve böylece eşinin ahlaki durumu hakkında çevresi ve birliğinde olumsuz kanaat oluşturması,

-Belgeler ile aşırı derece borçlanıldığının tespit edilmesi,

-Sağlık sorunları nedeniyle sürekli rapor aldığından spor, eğitim, görev ve operasyon gibi bütün aktivitelere katılan diğer personel üzerinde olumsuz etki yaratıp tim içinde huzursuzluğa neden olunması,

-Evli olduğu halde gayri meşru ilişkiye girerek bu ilişkiden bir çocuğu olması ve amirlerine karşı dürüst davranmaması,

-Yüz kızartıcı bir suçtan hakkında kamu davası açılması ve bu suç nedeniyle yaklaşık 2,5 ay tutuklu kalınması,

-Yargılaması tutuklu olarak devam etmesi neticesinde kendisine tevdi edilen görevdeki devamlılığı sağlayamadığı,

-Kadro görev yerinin boş kaldığı ve yerine başka bir personel atamasının yapılamaması,

-Görev yapılan bölükte askerlik hizmetini yapmakta olan ve astı konumundaki erlerden makam, rütbe ve nüfuzunu kullanarak çeşitli gerekçelerle borç para alınması,

-İffetsiz bir kadınla düşüp kalkma,

-Kazaen silahla kendini veya başkasını yaralama gibi durumlar örnek gösterilebilir.



UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞMESİNİN BİTİMİNİN 3 AY ÖNCESİNDE YENİLEME DİLEKÇESİ VERMEZSE SÖZLEŞMESİ FESHEDİLEBİLİNİR Mİ?


3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 489 KHK. ile değişik 5 nci maddesinde; “Uzman erbaşlar 2 yıl süre ile sözleşme yaparak göreve başlarlar ve TC. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler. Bunlardan, istihdam edildikleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşlar ile ilgili sağlık nitelikleri uygun olanların müteakip sözleşmeleri, 1 yıldan az 5 yıldan fazla olmamak şartıyla azami 45 yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabilir” hükmü yer almaktadır.


3269 Sayılı Kanunun 19ncu maddesine dayanılarak çıkarılan Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 4.2.1994 tarih ve 21839 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilen “Sözleşmenin Uzatılmasında Uygulanacak Esaslar” başlıklı 12nci maddesinde; “…Uzman Erbaşlar Sözleşme süresinin bitiminde terhis edilirler. Bunlardan sözleşmelerinin yenilenmesini isteyenlerin istekleri, müteakip sözleşe süreleri bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak kaydıyla aşağıdaki şartlar altında kabul edilir.

1) Taahhüt ettiği sürenin bitimine üç ay kala hizmet süresini uzatmak istediğine dair bir dilekçe ile müracaat etmiş olmak

2) Almış olduğu son sicil notu, sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısında olmak

3) Fiili kadroda münhal bulunmak

4) İstihdam edildikleri /edilecekleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili sağlık niteliklerine sahip olmak.


Bu suretle işlemleri tamamlanan uzman erbaşların sözleşmelerinin uzatılması, istihdam edildikleri bağımsız tugay, tümen (deniz ve havada eşidi) komutanlıklarınca veya eşidi kurum amirlerince ordu ve kolordu (deniz ve havada eşidi) doğrudan bağlı birlikleri ile eşidi kurum amirlikleri için Kurmay Başkanlarınca ve Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı doğrudan bağlı birlikleri izin Personel Başkanlıklarınca tasdik edilir ve ilgili Kuvvet Komutanlığına, Jandarma Genel Komutanlığına ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bildirilir. Bu şekilde sözleşmelerinin uzatılması takdir edilenler, yeni bir taahhütname imzalayarak göreve devam ederler. Uzatma suretiyle uzman çavuş ve uzman onbaşılar en fazla 45 yaşına kadar hizmete devam ettirilebilirler…” denmektedir. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Uzman Erbaş Yönergesi (KKY.51-3) de paralel hükümleri içermektedir.


Bu husus daha evvel yargıya taşınmış ve ilgili emsal kararda ” …Noter taahhütnamesinde sözleşme süresi 2 ve 5 yıl olarak belirtilmiş olup buna yönelikte düzeltme yapılmadığından; davalı idarece sözleşmenin 2 yıl kabul edilerek bu sürenin bitiminin 3 ay öncesinde yenileme dilekçesi verilmemesi nedeniyle sözleşme feshinde hukuka uyarlılık bulunmamaktadır…” şeklinde karar verilmiştir. İlgili emsal karar metni detaylıca incelendiğinde:

“…Davacı ile davalı idare arasında mevcut olan ‘uzman erbaş sözleşmesi’, 18.03.1986 tarih ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Uzman Erbaş Yönetmeliği hükümleri uyarınca yapılmış bir idari sözleşmedir. Davacıda bu sözleşmeyi imzalamakla daha önce kanun ve yönetmelikle saptanmış olan bir hukuksal duruma girmiş bulunmaktadır.


Anılan idari sözleşmenin tarafların iradelerinin örtüştüğü anda hüküm tesis edeceği şüphesizdir. Sorunun çözümü, tarafların iradesinin dermeyanın zamanı ve buna bağlı olarak iradelerin örtüştüğü ana göre sözleşmesinin ne zaman kurulduğunun tespiti noktasındadır. Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin yukarıda belirtilen 12 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre, idare, 6.1.2003 tarihinden 3 ay önce yeni bir sözleşme dönemi için taraf sıfatıyla davacıya uzatma iradesinin mevcut olup olmadığını ve anılan hükme göre; yeni bir sözleşme dönemi içinde yasada ve yönetmelikte belirtilen diğer şartların yerine getirilmesini sağlamak için gerekli ön görüşmelerde bulunmasını temin etmiş ve buna göre de davacı, 3 ay önce “sözleşmeyi uzatma iradesini” verdiği dilekçe ile ortaya koymuştur. Ardından sağlık şartlarını tamamlamış ve sözleşmenin bir “tarafı” olarak “asıl” iradesini ve çalışma taahhütünü noterden idareye sunulan 3.12.2002 tarihli “taahhütname” ile beyan etmiştir. Anılan taahhütnamede hem 2 yıl, hem de 5 yıl sözleşmenin uzatılacağına dair, ibare yer almaktadır. Basiretli bir İdarenin, bu taahhütnamenin kendisine ulaşması üzerine gerekli dikkat ve özeni göstererek 5 yıl değil 2 yıl daha çalıştırmak istediğine dair iradesini ortaya koyucu şekilde taahhütname getirmesi konusunda sözleşmenin diğer tarafı olan davacıya ihtarda bulunarak “taahhütname” deki çelişkiyi düzelttirmesi gerekirken ajanları aracılığıyla, tam aksi hareketle davacının 6.1.2005 tarihine dek (2 yıl) sözleşmesini uzatmasına değilde, 6.1.2008 tarihine dek (5 yıl) sözleşmesinin geçerliliğini teyit edici işlemlerde bulunması, davacıyı yeni bir sözleşme dönemi içerisinde çalıştırmaya devam etmesi nedeniyle kendi iradesinin de davacı iradesi ile örtüştüğünü, diğer ifadeyle sözleşmenin 2 yıl değil de 5 yıl uzatıldığını kabul ettiği sonucuna varılmaktadır. Esasen anılan taahhütnamede çelişkili ibarelerin mevcut olması bir gerçek ise de yukarıda belirtildiği üzere sözleşmenin kurulduğu an olan taahhütnamenin idareye ulaştığı ve idarenin bunu kabul ederek davacıyı istihdama devam ettirdiği gerçeği karşısında; davacıda 3 ay önce dilekçe vermemesinden bahisle sözleşmesini uzatmama iradesinden bahsetmek mümkün görülmemektedir. Zira taraflar arasında sözleşmenin hak ve nesafet kuralıda dikkate alınarak 6.1.2003 tarihinden itibaren 5 yıl için yapıldığı, hukuki sonucuna varmak gerekmektedir. Diğer yandan olayımızda davacı lehine 5 yıl kurulduğu anlaşılan sözleşme süresinin ayrık durum yarattığı da bir gerçektir. Ancak anılan ayrık durumun giderilmesinin istisnai olarak davalı idarenin sözleşmenin niteliğinin “idari sözleşme” olmasını ve T.C.Anayasasının 128 nci maddesinde zikredilen “kamu çalışanlarının teminatı” ilkesini gözeterek, davalı idarenin ve davacı tarafın iradeleri uyuştuğu takdirde ayrık durumu giderici mahiyette olan ve ilk sözleşme tarihinden itibaren geçerliliği bulunan yeni bir taahhütnamenin verilmesi suretiyle sözleşme dönemi üzerinde değişikliğe gidebileceği ve ayrık durumu bu şekilde giderebileceğini de belirtmekte fayda görülmektedir. Aksinin mevcut olduğu dava konusu olayda, iyiniyetli olan davacı lehine sözleşmenin 5 yıl için tesis edildiğini kabul etmek gerektiği şüphesizdir.


Yukarıda açıklanan nedenlerle, sözleşme bitim tarihinden üç ay önce sırf dilekçe vermemesi nedeniyle, davacının sözleşmenin fesh edilmesi işleminin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırılıkta sakatlandığı sonucuna ulaşılmıştır.


Yukarıda hukuka aykırılığı tespit edilen işlemin, tesis edildiği andan itibaren hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldıracağı kabulü karşısında, davacıya statü dışında geçirdiği süreye ilişkin aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır…” şeklinde hukuki olarak gerekçelendirildiği görülmektedir.



SÖZLEŞMESİ HUKUKSUZCA FESHEDİLEN VEYA YENİLENMEYEN UZMAN ERBAŞ BU SÖZLEŞME FESHİNİN İPTALİ İÇİN DAVA AÇABİLİR Mİ?


Sözleşmesi feshedilen Uzman Erbaşların, vazifelerine geri dönebilmeleri için sözleşme fesih işleminin iptali için idari yargıda idari işlemin iptali davası açmaları gerekmektedir. Sözleşmesi feshedilen uzman erbaşlara terhis belgesi tebliğ edilmektedir. Bu terhis belgesinde sözleşmenin feshedildiği tarih ile birlikte sözleşmesinin hangi gerekçe ile feshedildiği yazmaktadır. Uzman erbaş, bu gerekçe ile ilişiğinin kesildiğini öğrendiği günden itibaren 60 gün içinde idari işlemin iptali için dava açmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir, süresi içerisinde başvurulmadığı takdirde hak kaybı yaşanacaktır. Açılan bu davada, sözleşmenin feshedilme gerekçesinin hukuka aykırı olduğu ispat edilmelidir. Davanın kazanılması sonucunda sözleşmesi feshedilen uzman erbaşların görevlerine geri dönüşü sağlanacak; davanın kazanılmasından sonraki 30 gün içinde atandıkları yerlere katılış yapacaklardır.


Sözleşmesi feshedilen uzman erbaşlar idari davayı kazanmaları durumunda dava süresince mahrum kaldığı tüm parasal ve özlük haklarını alacaktır. Misal vermek gerekirse, dava 12 ay sonunda sonuçlanmışsa, 12 aylık maaş, SGK, rütbe gibi tüm hakları, uzman erbaş çalışıyor gibi hak kazanacaktır. Bu nedenle söz konusun davaların, bu alanda uzman idare hukuku avukatı ile yürütülmesi oldukça önemlidir.


SÖZLEŞMESİ FESHEDİLEN UZMAN ERBAŞ NE YAPMALIDIR?


Sözleşmesi feshedilen uzman erbaş, idarece işlemin tesis edilip kendisine tebliğ edildiği andan itibaren 60 gün içerisinde yürütme durdurma istemiyle idari yargıda iptal davası açmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir, süresi içerisinde başvurulmadığı takdirde hak kaybı yaşanacaktır.


İptal davaları takibi zor, sürelerin önem arz ettiği dava türüdür. Bu nedenle askeri mevzuatlarda ve idare hukukunda uzman iyi bir avukattan hukuki destek alarak bu süreci yürütmeniz gerekmektedir.



SÖZLEŞMESİ HUKUKSUZCA FESHEDİLEN UZMAN ERBAŞ TAZMİNAT TALEP EDEBİLİR Mİ?


Kendi kusurları olmaksızın, hizmet sürelerinin uzatılmaması sebebiyle veya sözleşme süresini bitirip ayrılan uzman erbaşlardan; hizmet süresi beş yılı geçmeyenlere, ayrıldıkları tarihte almakta oldukları net maaş tutarlarının iki katının toplam hizmet yılı ile çarpımından bulunacak miktarda ikramiye verilir. Hizmet süresi beş yılı geçen uzman erbaşlara ise, beş yıllık hizmetleri için yukarıdaki esasa göre hesaplanacak tutara; ayrıldıkları tarihte almakta oldukları net maaşları tutarının (375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinde belirtilen ek tazminatlar ile 500 sayılı Kanuna göre ödenen tazminat ve yabancı dil tazminatı hariç), beş yıldan fazla olan hizmet yılı toplamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın ayrıca ilave edilmesi suretiyle tespit edilecek miktarda ikramiye verilir. Ancak, uzman erbaşlara ödenecek ikramiye, hiçbir suretle ayrıldıkları tarihte almakta oldukları ikramiye ödenmesine esas net maaşlarının 20 katını geçemez. İkramiyelerden; damga vergisi hariç, vergi kesilmez.


Yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerden; bu evlilikleri, Yabancı Uyruklu Kişilerle Evlenen Subay ve Astsubaylar Hakkında Yönetmelikte belirtilen esaslar dahilinde Genelkurmay Başkanlığı tarafından uygun görülmeyenlerin, çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin veya Türk vatandaşlığından çıkartılanların veya disiplinsizlik ve ahlâkî nedenlerle sonradan Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun görülmeyenlerin sözleşmeleri feshedilir ve bunlara ikramiye ödenmez.


Sağlık, vefat, istihdam edildiği kuvvet komutanlığının veya sınıfının değiştirilmesi yahut bulunduğu kadronun kaldırılması durumunda bir yılı tamamlamadan ayrılanlara, bir yıl içinde alması gereken ikramiye tutarı, on iki aya eşit olarak bölünmek suretiyle hizmet ettiği her aya isabet eden miktarda ödeme yapılır.


Vefat eden uzman erbaşların dul ve yetimlerine Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı tarafından aylık bağlanamaması durumunda, yukarıda belirttiğimiz şekilde hesaplanacak tazminat kanuni mirasçılarına aynen ödenir. Uzman erbaş sözleşme feshi işlemi uzman erbaşa yazılı olarak tebliğ edilir. Bu tebliğ belgesinin örneği dava açarken İdare Mahkemesi’ne eklenmesi gerekir.



Avukat Gökhan Sarı Hukuk Bürosu

Hukuki sorunlarınıza dair her türlü görüş, yorum ve sorularınızı sitemiz üzerinde bulunan Whatsapp iletişim butonunu kullanarak bize yöneltebilirsiniz.


Son Paylaşımlar

Hepsini Gör